27 Temmuz 2009 Pazartesi

yorucu ve güzel hafta

Yazın sıcaklığı Bilgisayarın sıcaklığı derken kendi bloğum dan başka arkadaşlarımın bloklarına hiç uğramaz oldum. Amma en kısa zamanda arkadaşlarıma uğrayacağım havalar serinler serinlemez.

Geçen hata kerem çok ateşlendi genelde boğaz enfeksiyonu olunca anyibiyotik vermiyorum ateş düşürücülerle geçiriyoruz bu sefer çok ateşlendi devamlı ılık duş almamıza rağmen ateşi düşmedi. Bir gün ateşi çook yükseldi kerem kendinden geçti bayıldı. Eşim annem ben ne olduğumuzu anlamadık ne yapacağımızı şaşırdık birden rengi ölü rengi gibi sapsarı oldu eşim hemen kucağına alıp aciile götürüyordu ki elinden aldığım gibi banyoya götürüp soğuk suyun altına tuttum biraz zaman geçince kendine geldi.


Keremi hemen doktora götürdük bayıldğını söyledik doktor baktı genel durumu iyi havaların sıcak olması ateşinin yüksek olması tansiyonunu düşürmüştür sadece boğazları intahaplanmış ateşi 3 gün daha devam edebilir dikkat edin diye tembihledi ve kerem 7gün boyunca hasta yatmış oldu....





Keremin iyileşmesiyle aile olarak dedik çok yorucu bir haftaydı biraz dinlenelim temiz hava alalım dedik ve sahile gitik... biraz dinlenip vapurla Değirmen dereye geçelim diye konuşurken çocuklar istemediler biz burada oynamak eğlenmek istiyoruz dediler..

Çocukların dediği oldu ben şikayet ediyorum ne olur değirmen dereye gidelim. Bizler içinde değişiklik olur ?? yada vapurla izmite gidelim ??? amma ben dinledim.. Peki akşam olunca siz annanede kalın ben gezicem dedim tamam tamam dediler..



Gündüz çocuklarla eğlendikten sonra gece çocukları anneme bırakıp.

Gece gezmeye gittik songül, ceyda ve ben 3 kafadar İzmitin altını üstüne getirdik gezmediğimiz hiç bir yeri kalmadı bir haftanın acısını çıkarmış oldum. izmite yeni yapılmış olan boğaz köprüsü....


Ertesi gün için planlar yaptık nereye gidelim İzmitte çok gidile bilecek çok çok fazla bir yer olmadığı için pikniğe gitmeye kara verdik.

O gece annem betülün ellerine kına yaktı ne zamandır istiyordu ve artan kınadan bende elimin üstüne yaktırdım .. Piknikte o denli eğlendik'ki annemin derenin içinde sandaliyede oturması hep beraber derede top oynamak oynarken biribirimizi ıslatmak hamakta uyumak olsun çok güzel bir gündü beni en çok mutlu eden ise kardeşimin mutlu olması Ali ve ceydayı seyrederken o denli mutlu oldum evlendikleri günden bu yana o denli güzel anlaşıyorlarki ? Allah mutluluklarını daim etsin ve herkesin ailesine mutluluklar versin ....








































24 Temmuz 2009 Cuma

kadın nasıl gider

Bir Kadın Nasıl Gider?
Bir kadın ne zaman gider? Hiç düşündünüz mü, bir kadının gidişi neden bir erkeğin gidişi kadar gürültülü olmaz? Kavgasız, sessiz ve anlamsızca gider kadın.
Bir Kadın Nasıl Gider?

İlişkide erkekler sıkıldıklarını belli ederler. Bu iş yürümeyecek düşüncesini, gözünüze sokarlar. Önce gereksiz kavgalar başlar. “Sen zaten hep böylesin” cümleleri yerleşir diyaloglara, “şunu yapmandan nefret ediyorum” alt metni üstüne, binlerce söz edilir. Elleri ayrılır erkeklerin, televizyon karşısında el ele oturuşlar biter, herkesin kendi koltuğu vardır ve artık uyku gelince yatağa gitmek zor gelir. Çoğu zaman kadının üstüne örttüğü battaniyeyi, sabaha karşı üstünden attığı için, üşüyerek uyanan adam, sessizce yatağa gider, hiç dokunmadan, çalar saatini sesini bekler tan vaktinde.

Akşam toplantılar çıkar, seyahatler girer araya işi müsaitse ve eve gelince, nasılsının yerini alır yemek mönüsünü sormak. Görev gibi, tatsız ve uzun aralıklarla yapılan sevişmelerin acısına, ihanet eklenir. Dışarıdaki konuşmaları kulağına gelir kadının, çocukları için evliliğini yürüttüğünü söyler herkese adam ve hiç hatayı kendinde aramaz. Kafasına göre birini bulmadan, bir dala tutunmadan, başka bir tene dokunmadan gidemez adam, gideni de zordur.Yani, bir erkek ilişkiden gideceğini hem belli eder, hem bağıra çağıra anlatır. Şiddete varan gece yarısı kavgalarında, alkol limitini aşmış ve kim bilir hangi hayali aşkı bırakarak gelmenin kızgınlığını çıkarır, saatlerce beklemiş olan kadından. Bu kadar basittir, bakarsın yüzüne ve anlarsın ki, o adamda artık sevgiye dair hiçbir şey kalmamıştır.

Kadınlar böyle gitmez aslında gidemez. Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir. Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

Kadın susarak gider! En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.

((( Bu yazıyı okuyunca çok etkilendm sizlerinde okumasını istedim..)))

15 Temmuz 2009 Çarşamba

tatil dönüşü

Bulgaristandan gelen misafirlerimiz.... Geçen hafta eşimin Bulgaristandan gelen akrabaları vardı. Anne ve iki kızı inanılmaz tatlı kızlar hele küçüğü gittim geldim mıncıkladım çok çok sevdim. Çocuklarda çok güzel anlaştılar amma arada ufak bir dil problemi vardı. Kızlar Türkçe bilmiyorlar sadece Bulgarca biliyorlar annenin ve eşimin tercüme ederken başları ağrıdı.benimkilere türkçe kızlara bulgarca anlatılar bütün bir gün amma çok güzel bir gündü..
Ailemizle önce evde oturduk aperatif bişiler yedik içtik sonrasında seka parka gittik gezdik salıncaklara bindik top oynadık. Finalindede bizim her zaman gitiğimiz yemek salonuna gittik ve güzel bir günün sonunda ayrılacağımız için çok üzüldük amma seneye görüşmek üzere söz verdik... Bizleri Bulgaristana davet etiler kısmetse öümüzdeki yıl gitmeye karar verdik bir şey olmassa kısmet....

Evet annemlerle kısa bir tatile çıktık kız kardeşim (KOMEKTE ) öğretmenlik yapıyordu sadece kış döneminde eğitim verdiği için yazın 3 ayını boş geziyordu songülü tatmin etmeyince yaz dönemi için fabrikaya girdi dinlen meye fırsatı olmadığı için 6 günlük bir zamanı vardı uzak bir yere gidemeyeği için bizde bize en yakın mesafeyi değerlendirip kerpeye gittik. (annnanem, annem, ben, songül ve çocuklar ) inanamadım 4 kuşak bir aradayız çok güzel zaman geçirdik .... Ben denize giderim amma suya girmeyi çok sevmediğim için şemsiye altında bol bol kitap okurum annem bana bir kızdı sen tatilemi geliyorsun kitap okumayamı 5 gün içinde sadece bir kere girdim denize annemleri ve çocukları seyrettim bol bol .....


Kerpede eşimin arkadaşının evinde kaldık ( tanıdıklarına kiralıyorlar reklamını yapıyım çok güzel ve temiz bir evdi denize çok yakın).. Evet benim canımın canları songül ,kerem ve betül deniz de onları seyretmek bana hereşeyi unuturdu kerpeye 3 aydır yağmur yağmıyormuş biz gittik 3 gün sonra yağmaya başladı songül çok üzüldü ablaya ben güneşlenmek istiyorum. Abla sen tatile gidince bende gelicem yanmak istiyorum ya???? bütün bir gün songülün üzülmesine rağmen çok güzel bir hafta geçmiş oldu.. Amma bir tarafımız eksikti gelinimiz artık oda kardeşim oldu ceyda Trabzondaydı kardeşim onu almaya gidince onlar gelemediler...




6 Temmuz 2009 Pazartesi

kısa bir mola

Okullar tatil oldu 3/1 i bitti bile bende kısa bir mola diyorum ve ailemle kısa bir tatile gidiyorum gelince detayları anlatırım sizlere siz değerli arkadaşlarıma çok sevgi ve saygılarımı gönderiyorum benim ailem olan arkadaşlarımı çok seviyorum... Çocuklar çok yoğun yağan yağmurun ardından çıkıp yağmış olan o yağmur suyunda oynadılar bende onları seyrederken o kadar güldümki Allahım çocuk olmak çok güzel oooooooooooo
yere yağmış olan pis yağmur suyuyla oynarken bile o denli mutlulardı ....



Arkadaşımla çocukları parka götürdük ve çocukların pozları....
Çocuklar tatil olunca tatili nasıl değerlendireceklerini çok güzel biliyorlar o denli yoğun geçiriyorlar'ki günlerini sokakta oynamk yetmeyince evde devam ediyorlar evde takva yarışı oynarken.
kerem ve betül sabah 10 da evden çıkıyorlar akşam yemeğine çağırıyorum ya anne şimdi çıktık oynamay yemek yemek istemiyorum diyor kızmasam yemeğe bile gelmicaklar...
Akşam 9 oluyor hadi eve çocuklar akşam oldu diyorum ya anne daha oynayacağız diyorlar. Ah ah çocuk olmak çok güzel çok ...